Monthly Archives: March 2009

Ubit’e giremedik

- - Gündelik

tara0027
Dün sabah işe geldiğimizde nerdeyse bir buçuk saat internet yoktu. Db’lere de erişemiyorduk.. Bugün ise komple Ubit yoktu. Çünkü iç kapıları açacak anahtarı bulamadık. Güvenlikten ofisin dış kapısının anahtarını aldık ama 2. iç kapıyı egale edemedik.. Biz de hemen yakındaki simitçiye giderek kahvaltımızı yaptık. Nicedir ofistekilerden başka insan yüzü görmediğimiz için bu sosyal ortama pek ayak uyduramadık. Simitçinin camından gelen geçen insanları izledik :)) Sonra ofise geri döndük ve Sinanpaşa’nın el marifeti ile 2. kapıyı da açabildik..

Yıl 2150.. kafa aynı kafa

- - Gündelik

skati
Tek fonksiyonluk bir php soap dosyasi için “yaw bu nasıl kullanilüür, birü bize gelsün annatüvesün” tarzı bir serzenişte bulunan güya özelleşmiş bir devlet kurumumuzun yüksek ricalarını günümüz yazılım araçlarından görüntülü iletişim, uzaktan erişim gibi  çözümlerle giderme talebimiz uçak bileti olarak geri döndü.. Yahya yarın Ankara yolcusu inşallah. Selametle get selametle gel yeğidim. Tiz hallet işini..

NOT: Uçak bileti de ters alınmış iyi mi.. Yarın sabah İstanbul’dan Ankara’ya olacağı yerde Ankara’dan İstanbul’a alınmış.. O zaman tam film olurdu :))

Obez Ubit

- - Gündelik

profiterol
PC’sini, bilhassa mail hesabını açık unutanlara Önder ceza kesiyor. Şöyle ki, açık bırakılan mail hesabından tüm Ubit’e “arkadaşlar size çok güvendiğim için pc’mi acik biraktim, sizi cok seviyorum. Yarin benden hepinize profiterol”.. gibi bir mail atiliyor.. Bu mail açık bırakana da gidiyor tabi.. Biz de ertesi gün (genel de ertesi gün olmuyordu, Melih sağolsun kesilen cezadan fazlasını hemen ertesi gün getirdi) bayram ediyoruz..

Çağrı merkezi gibi olduk

- - Gündelik

ubit_cay
Stajerlerimiz ve yeni gelen arkadaşlarımızla 30 kişiyi bulduk. Bazan öyle anlar geliyor ki karşımda oturan Sinan’ın dediği bir şeyi anlamak için üç kere “Neeee?” demek zorunda kalıyorum..

meğer melih’miş

- - Gündelik

melih
Geçenlerde birisi masamdaki not kağıtlarının altına “pitileri kıtılamayı unutma” , “çiçekler öğlen olmadan sulansın” gibi mesajlar yazmıştı. Biz Öğrenci İşlerinden Ayşenur’dan şüpheleniyorduk, meğerse bizim Melih’miş..